| |||||
| Anasayfa | Tüm Haberler | Haber Ara | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||
AramaEn Çok Okunan Haberler |
PELİN BATU: ''Evde ÇIRILÇIPLAK Yürürüm''Güzel oyuncu Pelin Batu, Marie Claire dergisine ailesini anlattı: Evde çırılçıplak yürürüm. Kardeşim Arda da öyle, hiç utancımız yoktur. Yeni nesil oyuncular arasından 'farklı' duruşuyla sıyrılan Pelin Batu, "Henüz çok büyük bir performans sergilemediğimi düşünüyorum" deyip ekledi: Büyük hırslarım yok. Bazı oyuncuların rol kapmak için yönetmenlerin evine gitmesi, mektup yazması bana ters geliyor... * Doğum: Neredeyse 6.5 aylık doğmuşum. Hayatımın ilk zamanları hep hastanede geçti. Sonra hep el bebek gül bebek büyütüldüm. Hiç spor yapmadım. Annem bir yerim kırılacak diye korkardı. Odasında, fanus içinde yaşayan bir bebek oldum. Şimdi de ne kadar açık, sıcak olsam da araya hep bir tabaka koyuyorum. * Çocukluk: Babam Kıbrıs'ta büyükelçiydi. İlk hatırladığım; deniz, köpük, bahçeler, her türlü hayvan... İki köpeğimiz, elli altmış tane kümes hayvanımız vardı. İlkokula Pakistan'da başladım. İslamabat, bu yaşımda gitsem diplomatik, sıkıcı bir şehir olabilir ama çocuk olarak harikaydı. Nehirler akıyordu, köpeklerle yürüyüşe çıkıyorduk. Cennet gibi bir çocukluktu. ABD'DE KATOLİK OKULUNA GİTTİM KARDEŞİMİN YANINDA ÇIPLAĞIM * İhtiras: Bir iş için çok özenirim. Çok detaycıyımdır. Çalışırım ama ihtiraslı değilim. Hiçbir zaman bir projeyi kapmak için uğraşmam. Bazen de kıskanıyorum, bazı oyuncular bir rolü alabilmek için yönetmenin evine gidiyor, mektuplar yazıyor. Bana çok ters geliyor. * Bekaret: Bekaretin bir tabu olduğu düşüncesiyle büyütülmedim. Ailem hiçbir zaman bana cinsellikle ilgili bir baskı uygulamadı. Bekaret konusunda olan hep kadınlara oluyor. Biz burada gayet rahat konuşuyoruz ama kadınların resmen satıldığı bir ülkede yaşıyoruz. O yüzden 'Ne kadar rahat bir yaşamım var' demek bile bana utanç veriyor. * İstanbul: Tarihimde en uzun kaldığım şehir oldu ve İstanbul'u gerçekten çok seviyorum. Aslında ilk başta yerleşmeye karar vermemiştim. Kafam hâlâ çok karışık. İstanbul'da evim olması önemli, çünkü buradan besleniyorum ama diğer yandan da beni çok üzen, yoran bir şehir. Çok renkli ama bir o kadar da siyah beyaz, modern ama çok muhafazakâr... O ikilemlere, adaletsizliklere tahammül edemediğimi, nefes alamadığımı hissediyorum. ASLINDA HİÇ DE MASUM SAYILMAM * Pamuk Prenses: Bu kadar film yaptım, herkes hâlâ 'Komiser Şekspir' diyor. İlk rolüm de aslında Pamuk Prenses'ti benim. Pakistan'daki ilkokulda. Ben Sindirella olmak istiyordum ama bembeyazım diye Pamuk Prenses rolü verilmişti. Sınıftaki en beyaz çocuktum. * Hayal Kırıklığı: Henüz 13 yaşındaydım, babam Prag'a tayin olmuştu. İngilizce eğitim veren okul olmadığı için biz Ankara'da kaldık. Ama ben tam babamın kızıydım. Onu kaybetmiş gibi oldum. O bir yıl çok ağır gelmişti. * Masumiyet: Her şeyin çok steril, temiz olma durumu can sıkıcı olabiliyor. Masumiyetin arada sırada kırılması lazım ama kırılma noktaları da önemli. Çok büyük kırıklar, falezler insanı yıkabiliyor. Bazen kendimi dünyadaki en masum insan gibi görüyorum, bazen de kafamda acayip oyunlar yazıyorum ve o oyunlar kesinlikle masumiyetle çok örtüşmüyor.
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
Son Dakika HaberleriEn Son Yorumlananlar
|
|||
|
© 2008 Tüm Hakları Saklıdır Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||