|
|
Sevgilimle aynı evde oturmam
Oyuncu Tardu Flordun, hala kendi stilini geliştirmeye çalıştığını anlattı..
Bir zamanlar duygusal sit-com'ların prensi olan ama son zamanlarda kötü adam tiplemesiyle karşımıza çıkmaya başlayan Tardu Flordun, Bazaar dergisine, hala kendi stilini geliştirmeye çalıştığını anlattı..
Genelde kendi yaşamımdan bahsetmeyi sevmem. Özel yaşamın özel kalmasını savunuyorum. Sokaktan geçen adamın hayatı Türk halkını ilgilendirmiyorsa, benimki de ilgilendirmez diye düşünüyorum. Çünkü magazine dönük yaşayan, onların pohpohlamasıyla bir yere gelen biri değilim. Bu yüzden sadece yaptığım işlerle anılmam gerekir.
* Röportaj yaparken kelimeleri dikkatli seçmeye çalışıyorum. 'Oradan kes, buradan biç' tipi röportajlardan herkes gibi ben de nasibimi aldım. Mesela, 'Bir buçuk sene hapis yatacak' diye haber yapıyorlar. Böyle bir şey yok ki! Gelsinler bana sorsunlar, ben de mahkeme kararımı göstereyim. Ama araştırmıyorlar tabii.
* Hakkımda her şey söylendi ama rezalet bir oyuncu diye yazılmadı. Demek ki o tarafım iyi, keyfimi bozmaya değecek bir durum yok.
* Bizde yapımcılar genelde tiyatrolara gidip oyun izlemezler, tiyatrocuları bilmezler. Piyasada kim var? Türkücüler... 'Gel abi, sana haftada kırk kağıt, çalış bizimle' deyip işi bağlarlar. Adam niye kabul etmesin, tabii ki eder. Dizi piyasası, bu şekilde bazı yapımcılar tarafından kötü bir zemine sürükleniyor.
* Bana hep romantik komedi tarzında hikayeler geliyordu. Bu adam drama oynar mı, oynamaz mı diye sormuyorlar bile. Konservatuvarda bizi sınıflara ayırmıyorlar ki! Hocalarımız bizi, 'Sen komedi oyna, sen drama oyna' diye eğitmiyor. Oyuncu adam her şeyi oynamalı zaten.
* Şu an iki yüzün üzerinde dizi var piyasada. Bunlardan sadece birkaçı iyi reyting yapıyor. Diğerleri iki-üç bölümde bitiyor. Çünkü çoğunda ucuza kurtarma durumu var. Bana kalırsa bir dizi sadece bir sezon sürmeli.
* Bu kadar çok çalışınca sosyal yaşantınız pek kalmıyor. Uzun süredir spor bile yapamıyorum. Bana kalan günlerde, daha çok fatura ödemek gibi dünyevi işlerle uğraşıyorum. Vakit kalırsa da arkadaşlarımla görüşüyorum.
* Konservatuvarın Tiyatro bölümünden 96 ortalamayla mezun oldum. 96 ile en son yirmi sene önce biri mezun olmuş, o da Mehmet Ali Erbil. Ama bunu çok fazla önemsememek lazım. Sonuçta nottur. Önemli olan yerinde saymamak. Sürekli kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Bir oyuncunun, 'Bitirdim bu işi' demesi kendini bitirmesi demek. O anlamda ben hala kendi stilimi geliştirme peşindeyim. Bu mesleği yaptıkça da sürecek bu gelişim.
* Çok trendy bir insan değilim. Hayatımın büyük bölümünü kot pantolonum, beyaz atletim ve montumla geçirdim. Öyle bir stil oluşturdum kendime. Genel tarzım budur. Bir de şapka takmayı severim ama moda diye değil. Bir ara bende alışveriş manyaklığı başlamıştı. Bir internet sitesinden deli gibi alışveriş yaptım. Şimdi kendimi durdurdum
* Senelerdir yalnız yaşayan bir adamım. Bir ilişkide aynı evi paylaşmanın doğru olduğuna inanmıyorum. Süreyi kısaltıyor ve ilişkiyi formal bir sınıfa sokuyor.
* Son sinema filmim 'O Kadın', benim için çok önemli olan, parasını bile konuşmadan kabul ettiğim bir proje. Sezen Aksu gibi bir kadının şarkılarından oluşan bir filmde yer almak önemli. Bu projenin içinde olmayı çok istedim. Tertemiz bir iş çıktı zaten.
* Hayatımdaki Sezen Aksu şarkıları 'İkili Delilik' ve 'Biliyorsun'... Çok Türkçe müzik dinlemediğim halde, beş yaşından beri Sezen Aksu'yu biliyorum. Tek bir şarkı için albüm yapılan şu günlerde, onun şarkılarını her zaman dinleyebiliyorsunuz. Aşkı en iyi anlatan kadın o.
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Magazin |
En Çok Okunan Haberler |
|
|
|
|
Son Dakika Haberleri
|